sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

The doctrine that all forms of merchandises which create hierarchy (governments,religions,races,sexes etc...) are needless and  (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

Lambdaİstanbul için hep beraber!
Toplumsal baskıya son!

pismaniye   20 Eylül 2008 18:13  

Diyarbakır da kadın çalışmalarında yer alan bir kadın arkadaşımız eve gelen sivil polisler tarafından

çırıl çıplak soyularak kendisine tacizde bulunulmuş ve tecavüz ile tehdit edilmiştir. Kürt kadınlarının

son dönemde maruz kaldığı saldırılara bir yenisi daha eklenmiş oldu. Onlarca DÖKH (Demokratik Özgür Kadın Hareketi)

üyesi arkadaşımız hiçbir neden gösterilmeksizin hala cezaevinde. Onlarca arkadaşımız kadın özgürlük mücadelesi yürüttüğü için

gözaltına altına alındı. Hergün bir yerden kadın arkadaşlarımızın gözaltına alınma haberlerini duyuyoruz. Ve bu baskılara Diyarbakır da bir yenisi daha

eklendi. TACİZ ve TECAVÜZ... Biz bu senaryoyu daha önce istanbul da yaşadık gülbaharın ve daha bir çok arkadaşımızın yaşadıkları

hafızalarımızda hep birlikte mücadele ettik hep birlikte hala mücadele ediyoruz

DÖKH olarak istanbul'da bulunan tüm kadın örgütlerini, bağımsız ve feminist kadınları kadınları acil olarak kadın arkadaşımızla

nasıl bir dayanışma gösterebileceğ imizi konuşmak üzere yarın 07.07.2009 salı günü toplantıya çağırıyoruz

haberin ayrıntılarını ekte gönderiyorum

DEMOKRATİK ÖZGÜR KADIN HAREKETİ

Yer: Gökkuşağı Kadın Derneği
Tarih: 07.07.2009 Saat:18.30

Polisin cinsel saldırısına kadın örgütlerinden tepki

Diyarbakır'da kadın çalışmalarında yer alan bir kadın, eve gelen polisler tarafından soyularak tecavüz edilmekle tehdit edildi. Tehdit edilen ve cinsel saldırıya maruz kalan kadın için bir araya gelen kadın örgütleri, suçluların bulunmasını ve kadına yönelik şiddetin devlet eliyle yapıldığını açıkladılar.

İHD Diyarbakır Şubesi'nde bir araya gelen Kardelen Kadın Merkezi, Ceren Kadın Derneği, Amed Kent Kadın Meclisi, DTP Kadın Meclisi, SELİS, Bağlar Kadın Kooperatifi, EPİDEM, DİKASUM, Umut Işığı Kadın Kooperatifi, Barış Anneleri İnisiyatifi, Yerel Gündem 21, Şiddete Dur De kadın örgütleri polis tacizini protesto etti.

Kadın örgütleri tarafından hazırlanan ortak açıklamayı okuyan İHD Yönetim Kurulu Üyesi Rahşan Bataray, kadın hareketi içinde uzun süredir aktif çalışma yürüten bir başvurucularını n 21 Haziran günü Yenişehir İlçesi Ofis Semti'nde polislerin tacizine uğradığını belirterek şunları söyledi:

'Arkadaşımız, 21 Haziran günü saat 14.30 sıralarında Ofis semtindeki bir yakınının evinden dışarı çıkmak üzere iken kapıya gelen sivil giyimli dört polis memuru ile karşılaşır. Gelenler Emniyet Müdürlüğü'nden geldiklerini belirtirler, silahlıdırlar ve başvurucumuza hemen kendileriyle birlikte içeri girmesini söylerler. Başvurucumuz, o anda kendilerine sordukları ev sahibesinin evde olmadığını ve onlarla birlikte içeri girmesine gerek olmadığını belirtmesine rağmen, gelen polislerin güç kullanması ve tehdidi sonucunda içeri girer. Evde arama gerçekleştiren polisler hiçbir suç unsuruna rastlamaz. Bir süre sonra içlerinden ikisi, başvurucumuzun üzerindeki giysileri zorla çıkartarak tehdit, hakaret ve küfürler eşliğinde cinsel işkence ve taciz uygular. Bağırarak yardım istediğinde de elleriyle ağzını kapatarak engellenir ve fiziksel şiddete maruz kalır. Polisler başvurucumuza, aynı yöntemleri diğer kadın çalışmasını yürüten arkadaşlarımıza da yapacağını ve bu işlere bulaşmaması yönünde tehditte bulunduktan sonra evden ayrılırlar.'

Yapılan ortak açıklamada, kadın örgütleri olarak bu olayın üzerinde hassasiyetle durulacağı kaydedilerek, kadına yönelik şiddetin devlet eliyle yapıldığı ve herkesin buna duyarlı olması istendi.

NoktasaL   08 Temmuz 2009 00:51  

.
Bizler siyasal ve düşünsel olarak dine , tanrıya, milliyetçiliğe, kapitalizme hülasa bütün iktidar ilişkilerine karşı tavır geliştiren insanlarız.
Kısacası mercimek kadar faşist beyninizle çocuk kandıramazsınız.

Grupta her düşünceden fikir paylaşımına açık olduğumuzu söyledik.Ancak buraya insanları salt ajite etmek için giriş yapanlar geldiği yolun yolcusu olacaktır.
Tatlı su kurnazlığı nereye kadar ?

pismaniye   06 Ağustos 2008 11:30  

Yeni arka sayfamız olduğundan ve kutucuklarımızın gafletine uğradığından buraya koymak istedim..
Beğenmeniz dileğiyle..
nının dırın!

pismaniye   06 Mayıs 2008 00:45  

ellerine sağlık misss gibi olmuş ..

sosyo suicide   06 Mayıs 2008 12:10  

ben yenı bırıyım burda ggercekten güzel

kevoke   01 Mart 2009 18:07  

pismaniye   26 Nisan 2008 21:44  

pismaniye   17 Nisan 2008 23:23  

Anarşist hatıralar

anarşizmden resim karesine yansıma
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini
  6. mini
  7. mini
  8. mini
  9. mini

Susma Sustukça Sıra Sana Doğru İlerliyor rss kaynağı

Faşizme Geçit Yok - No Pasaran

punkreas   28 Nisan 2011 15:16  

emperyalist,kapitalist,suist,buist,bilmemneist; son zamanlarda ideolojilerin kalkınmak adına yararlandıkları nerdeyse tek sistem anarşizm :) anarşizmin en büyük düşmanı ihtiyaçlarına göre değil;ihtiraslarına göre yaşayan insandır!

oshkar   20 Mart 2011 20:05  

Metalkafa   09 Ocak 2011 00:41  


Cumhurbaşkanııyla görüşen Jaguar sahibi arkadaşın söyledikleri:

“Harç, ders kredileri, yurtların yetersizliği, ulaşım konusunu dile getirdik. Dışarıda bizi protesto eden arkadaşlarımızın dile getirdiği her konu içeride bizler tarafından paylaşıldı. Dışarıda bizi protesto eden arkadaşlarımızdan sorunlar açısından farklı bir dile sahip değildik.”

Empati mi kurmuş? Nasıl yani? Bu sorunlara mı sahipmiş?...
Hiç de inandırıcı değil...

Metalkafa   09 Ocak 2011 00:12  

#from=embed

sanalt   31 Temmuz 2010 13:16  

sırayı boz ,

aktiFvist   22 Mayıs 2010 11:08  

KIM KAZANDI

zakrom   16 Mayıs 2010 16:04  

PABLONERUDA   28 Mart 2010 14:56  

VE bütün bu burjiva numaraları ile uyuşmazlığıma ikna oldum..

PABLONERUDA   28 Mart 2010 13:25  

ne tanrı ne devlet nede fenerbahçe

abraxsas   25 Ocak 2010 02:45  

devrim için alkol tüket içtiğin her şişe şarap bira rakı votka otoriteye dönenen bir moltof olacaktır

abraxsas   19 Ocak 2010 23:54  

devlet sizin özgürlüklerinize karışıyor diy kıza bilirsiniz ya çocuklarınızın genlerine karıştığında ne diyeceksiniz

abraxsas   19 Ocak 2010 23:05  

bilinçaltına yollanan binlerce planlı mesajla zaten mayanı bozmuyormu şirketler?! sıralamıyalım şimdi istersen bilinçaltı ikna- kimyasalikna- propaganda... vs herkez primetime hayatlarında somalarınasımsıkı sarılmış "iradeyim ben" aldatmacası içinde

fiytfiyuww   21 Ocak 2010 20:20  

ilk öss sınavından çıktığım gün ertesi günü hürriyette sınav cevAP anahtarından önce gözüme çarpan haberdi
ve yıkılmıştım

abraxsas   19 Ocak 2010 23:04  

hollywood bize ne öğretti.
siz salaklar asla kendi başınıza kurtulamazsınız ve sizze bir mesih lazım kugu bilim filmlerinden çizgi romanlarına kadar anti (bu da ne demekse)bir sistemin hakim olduğu bilinmeyen bir dönemde bilinmeyen bir yerden gelen terli ve nedense ojeniğin belirlediği düzgünlükte abilerin biz garibanlar için savaşması sonucu özgürleşebiliriz aynı hollywood 2000 li yılların başında cumhuriyetcilerin başa tekrar geçmesiyle wasp ın kurtarıcı olabileceğine daiir göndermeleri olan milyon dolarlık harcamaların yapıldığı içeriği boş filmler çekti white anglo sakson protestan mitini tekrar tekrar beynimize kazımaya çalıştı sinema salonlarını işkal et hollywooda dur dee

abraxsas   19 Ocak 2010 22:31  

vijdan mastürbasyonu veyahut modernist aklın yaşama saygısı üzerine
insanca pek insanca bir türün üreme yetisini almak onu katletmek den daha ahlaki öylemi iyi o zaman önce delileri sonra muhalifleri de kısırlaştıralım ki üreyemesinler.Yazıya başlarken söylediğim gibi insanca pek insanca türümüzün doğası gereği yeni yaşam alanlarına yayılmak ve oradaki yaşam çeşitliliğini yok etmek bir zorunluluktur diyer canlılarda olduğu gibi ama biz iki ayak üstünde yürüyüp alet kulanmayı başarmış ve ne dediğini bilen anlamına gelen homo sapien sapiensler o muazzam ahlak kurgumuzda daha insani yok etme biçimi bularak sıcak yataklarımızda daha rahat uyuyabiliyoruz bu durumda. Kısırlaştırma politikası zehirliyerek yada vurarak öldürmek kadar faşist ve hatta daha saldırgan bir tavırdır önce evcil hayvanlarımız sonra sokak hayvanlarını peki bu biliç sonra kimleri kısırlaştırarak yok etme politikasını güdecek evrim devam ediyor ve bizde bu evrimde bir şekilde yer alıyoruz insan olmamadan kaynaklı geliştirdiğim ahlak ögüsü doğrultusunda insan kadar ahlaksız bir canlı görmediğim söğlemek durumundayım

abraxsas   19 Ocak 2010 21:47  

egemen bizleri öldüre bilme sakat bıraka bilme özgürlüğünü kendi otoriter gücünden gelen iradeye dayanarak yapıyor
bizlerin yaşam iradeleri hiçe sayılarak kendi doymak bilmez ceplerini doldurmak için 1979 da bu yaba gündeme getiridikleri nükleer santrallerin ihalesini bitirmek üzer onun iiradesine karşı bizim irademiz
devlet yapar halk yıkar 1996yılında akkuyud abu sloganı attığımızda kendi müdafa hakkımızın meşruriyetinide ilan etmiştik ve tekrar ve tekrar devlet yaparsa onu yıkmak benim meşruu müdafamdır

abraxsas   19 Ocak 2010 21:37  

anarşizm; hıyarı soymadan yemektir...

Metalkafa   28 Aralık 2009 01:29  

Dayatilmis hayatlar yerine, hayalini kurdugumuz özgür ve
esit dünyayi sarkilarimizla haykirmak icin ücüncü kez

Rock-A'da bulusuyoruz.

Yüzlerce genc insanin harcadigi gönüllü emekle baslayip
aynı gönüllülükle devam eden Rock-A, nesesi ve coskusundan
vazgecmeden bu yil da yoluna devam ediyor.

Cünkü biz sarkilarimizi özgürlük ve baris icin söylüyoruz.
Özgürlük ve barýs icin söylenecek sarkilarda...
Rock-A 2009'da bulusmak dilegiyle...

Rock-A 2009

26-27-28 Haziran
Rainbow Camping -- Özdere / Ýzmir

Daha fazla ayrinti icin...
www.rock-a.org

NoktasaL   12 Haziran 2009 08:24  

Pasifizm ''Karşı Devrimcidir''....

allenbeat   09 Haziran 2009 14:14  

--Ben seni bir gün bana gelmen için sevmedim. Hayat bana bir günlük sevmeyi öğretmedi ki zaten, hayat bana bir ömür sevmeyi öğretti. Değer vermem gereken doğru kişiyi bulmayı, bulunca da ne pahasına olursa olsun ayrılmamayı sindire sindire sevmeyi öğretti.. Seni, uzakları yakınlaştıran, bir saniyesini dünyalara değişmediğim sıcak gülüşün için sevdim. Yalnızlığınla yalnızlıklarımı unutturduğun için sevdim. En saf duygularla sevilmeyi hak ettiğin için seni delicesine sevdim. Sana hasret kokan çikekleri doya doya koklaman için sevdim. Bir de kendini Dünyanın en güzeli olarak tanımlayan çiçeklerin, seni görünce utanması için sevdim. Bilmiyorum adımı bir yerlerde gördüğünde yüreğinde neler hissediyorsun bilmiyorum lakin sen bende söylemediğim kelimem oldun. Çok niyetlendim sırrımı paylaşmayı lakin söyleyemedim korktum boğazım düğüm düğüm oldu bende salağı oynadım bir çok kez, bazen de konusuz, sessizi oynadım oynadım ama bu rollerde yalan olmadı asla yalnızca abarttım sahnede, aslında bu rolleri oynatan sendin masum sevimli bir yönetmensin kendinden habersiz, sen bunlara değersin daha fazlasını hak ediyorsun çünkü sen benim kıymet biçemediğim olmuştun, kendi kıymetinden habersizdin. Sana hiçbir zaman söyleyemediğim miniğim kelimesini duyacaksın o zaman dünyanın en mutlu insanı olacaksın belki de ayakların yere değmeyecek uçacaksın yıldızların üzerinde, belki de aya çıkıp ismimizi kazıyacaksın derin derin. belkide hiç sevmeyeceksin bu sözcüğü, analattıklarıma gülüp geçeceksin İşte o an beni yeniden hayata baglayan iplerimi çözeceksin belkide... Belkide beni hayata bagalayan duygularımı,yaşama sevincimi bu canı alacaksın duracağım sensizliğin kanayan saatlerinde. Oysa gecenin suskunluğunu yüreğimle bozup bu kelimeyle -uyandırmak isterdim uyuyan kirpiklerini. Bir kelebek gibi sessizce gelip yanına saçların arasından kulağına miniğim diye usulca fısıldamak. Daha öncede yüreğimin teklediği oldu başka diyarlarda Ben seni her gece bu hayalle arayacağım yüreğimin sen kokan köşelerinde... Ne acı, ne ızdırap.. Bir kez bile ellerinin sıcaklığında sevgi kokan nağmelerini sana söyleyemedim. Bir kez bile dizlerinin yumuşaklığına sarılıp bir kütük misali ağlayamadım. Ne acı, ne ızdırap.. Seni yıkık bir yüregin en sağlam parçalarıyla sevdim. Geçmişin kanlı izlerini senin yüreğinle silmek için değil; ben senin gülen yüzünü, sıcak gülüşünü sevdim. sevdim ben..Ellerini bir kez olsun tutmayacak olsam da avuç içlerindeki ter olmayi yeğledim hep. Susuz dudaklarımı düşlerimde ezip bir yudum sevgini kana kana içtim, senden habersiz. Dudaklarından süzülen sigara dumanın arasında ben gökyüzünün en güzel bulutlarını seyretmeyi yeğledim. Sen benim yarına dair umutlarım olmuştun, aslın da senin varlığın benim yarınlarımın temel taşı oldu. Gülüşlerinde hep sevgi cennetinin gökyüzüne kanatlanan kelebeklerini gördüm, gözyaşlarında ise kendimi ve ezikliğimi gördüm. Yalnızlığımı senin yüreğinde unuttum yüreğinden öteye gitmiyorum. Sadece ölümsüz sevdanda susuyorum artık, Çünkü susmam gerek şimdilik. “ Artık en sevdiğim insanlarla bile beraber olmaktan mutlu değilim... hiç kendini kalabalıklar arasında yapayalnız hissettiğin oldu mu?” diye sormuştun konuşmamızın en başında.... ve konuştukça biz, ben giderek kalabalıklaşıyordum çünkü seni de katıyordum içimdeki izdihama.. Bastığım her adımda senin izlerin olduğunu düşünüp seni aramak. Yokluğunu üzerime giyinip yüreğimin duvarlarına hayalden resimlerini koyuyorum şimdi. Gülüşün sıcaklığını seriyorum odamın soğuk duvarlarına. Ve sana yazdığım şiirlerini yatağımın baş ucuna koyup her gece yatmadan önce her satırında seni solumak için.Gecenin dizlerine eğilip gözyaşlarımla senin mutlu olman için dualara sarılmak. Burada işler biraz karışık. Çözümlemem gereken bazı sorular. Sana, bana, hayata dair. Artık sen, ben ve biz’de dışarı çıkabilmek istiyorum çünkü. Eğer şu an, tam olarak şu an ölürsem, cesedimi soru işaretlerim kaldırmasın istiyorum. Kırdığım kalp sayısı yokluğunla doğru orantılı olarak artıyorsa ve yapıştıramayacaksam bir daha hiç birini geri, en azından sayıları artmasın istiyorum. Dünyada seni en çok isteyen. Bir nefes kadar uzaktaki sana yapabileceğim tek şeyim; dualara sarılıp sevdiklerinle mutlu olmanı dilemek..Sen mutlu olduğun sürece ben yaşayacağım gülüm.. Sen gülümsedikçe ben nefes alacağım... İçindeki yaralara merhem olmak için senin kıymetini sana anlatmak için senin benim yüregimde nakadar saglam bir yerde oldugunu sana anlatmak için sevdim hemde delicesine bir sevdayla ölümüne sevdim seni... Aslında bakıp bakıp sabahlara kadar ağlayabileceğim ne resmin ne de gülüşün var baş ucumda..Lakin hiçbir zaman pes etmedim. Yokluğun katransı gecelerinde karanlık odamın içinde aradığın zamanlardan kalma çağrılarının geçmiş tarihlerinin yetinmeyi bildim. Yolladığın mesajları tekrar tekrar okumak ve senin ellerinden yüreğime yollanmış kelimelerin arasında seni solumak. Adını yazan her kelimeyi gözyaşlarımla yıkayıp bir kez bile gerçek hayatta görmek için canımı dahi veririm. Ben bu satırları yazarken ufak ufak zamanın dolmasını bekliyorum çünkü seni hayal edemeyeceğin kadar ÇOOOK seviyorum işte bundan dolayı korkuyorum sana olan aşkımla seni korkutmaktan korkuyorum. Hazır hissedersen yureğin de cesaresti sende aralayıp girebilirsin usulca ~ ilerleyebilirsin en derinlerine yuregimin. Attığın her adımda senin için yüreğimin tüm kapıları açılacak ve sen sana ayrılan köşke girdigide tekrar kapanacak ve bir daha asla açılmayacak asla ve asla... cesaretin varsa bekliyorum... RmzN

RmzN 85   20 Mayıs 2009 22:57  

anarşistler satranç oynayabilir mi?elbette hayır....

AnArchy35   10 Mayıs 2009 04:10  

kabul etmiyorum her kabul kuralın çocuğudur...

hzlcck   10 Nisan 2009 05:25  

gün gelir tomurcuklar birer birer hasada dönüşür...

dharma bum   09 Nisan 2009 17:32  

hala çok ama çok kelime ve az çok az icraat.

happyfat   05 Nisan 2009 12:25  

topluluktaki heerkese selam yeni katıldım uzun zamandır anarşizmi yakın buluyoırum. saygılar

SUPERCOCA   02 Nisan 2009 20:15  

Transseksüel Arkadaşımız Ebru Evinde Öldürüldü

Basın Açıklamasına Davet

Transseksüel arkadaşımız Ebru 10 Mart Salı günü evinde bıçaklanarak öldürüldü. Yıllardır “Travesti ve Transseksüel Cinayetleri Politik Cinayetlerdir” diyen bizler;

“Nefret suçu” tanımlamasının yapılmamasını,

Katillerin türlü türlü ceza indirimleriyle adeta ödüllendirilmesini,

Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüellerin haklarının anayasal güvenceye alınması talebini ciddiye almayan siyasi iradeyi,

Bir transseksüeli öldürmeyi bu kadar kolaylaştıran heteroseksist ve transfobik sistemi protesto edeceğiz.

Ebru ve transfobinin sayısız kurbanını anmak için Pürtelaş Sokak’ta, Ebru’nun evinin önünde bir basın açıklaması ve anma gerçekleştireceğiz.

Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, aydınlar, sanatçılar ve Ebru’nun arkadaşları orada olacak. İçinde yaşadığımız karanlığa itirazı olan herkesi Pürtelaş Sokak’a, dayanışmaya davet ediyoruz.

Basın Açıklaması:

Tarih: 12 Mart 2009 Perşembe

Saat: 13:00

Anma:

Tarih: 12 Mart 2009 Perşembe

Saat: 18:30

Yer: Kazancı Yokuşu, Pürtelaş Sokak Girişi (Kazancı Ali Paşa Camii karşısı)

Çağrıcılar:

LGBT Hakları Platformu (Lambdaistanbul, İzmir Travesti ve Transseksüel İnsiyatifi, Kaos GL, İzmir Siyah Pembe Üçgen, MorEL Eskişehir, Pembe Hayat, Piramid Diyarbakır)

İstanbul-LGBTT Sivil Toplum Girişimi

Amargi Kadın Akademisi

Sosyalist Feminist Kolektif

EHP’li LGBTT’ler

EHP’li Kadınlar

Travmatik   11 Mart 2009 06:26  

I don't need sex the government fucks me every day!

Travmatik   09 Mart 2009 01:13  

anarsizm,sinifsiz topluma direkt gecisi hedefliyor.fakat bunun temel alt yapisi saglanmadan nasil sinifsiz toplum olusturulacak.ilk once bu muallak durum ortadan kaldirilmali.sinifsiz topluma geciste, sosyalist devlet sadece bir aractir.kapitalizmde komunizme gecis diye nitelendirir marks.bizim anarsistlerimizin anlamadigi noktada burasidir.kaoos ortami basibozukluk anarsi temel kurallari bir butun olarak sistemi cokuntuye goturur.temel kuramsal sistem olusturulmadan sinifsiz topluma gecis bir hayal olarak kalir.sosyalist asama bunun icin vardir.tabiki hepimizin arzusu sinifsiz otoritesiz.bir toplumdur.

bayarca   27 Şubat 2009 18:01  

14:30 da taksim meydandaki eylem atina da başlayan anarşist hareketin dünyaya yaılacağının habercisi gibi..

liuli   20 Aralık 2008 17:47  

NoktasaL   15 Aralık 2008 10:06  

Yunanistan'da polis 16 yaşındaki genci katletti !

6 Aralık Cumartesi akşamı, Atina’nın merkezindeki Eksarhia meydanında polis 16 yaşındaki bir anarşisti göğsünden vurarak öldürdü!

16′sında bir gençten, onun avucunda sımsıkı tuttuğu o taştan korkanlar, bellerindeki silahın dahi kendilerini koruyamayacağını geç de olsa anlayacaklar.

Atina alev alev. Sokaklarda siyah ve kırmızı bayraklar geziyor. Barikatlar içindeki kentte , alevler sönmüyor, bir çok araç ters çevrilip yakılıyor.

İster istemez kendi ülkemizle bir karşılaştırma yapıyoruz, memleketimizde neredeyse her ay siyasi bir cinayet nedeniyle genç arkadaşlarımızı kaybediyoruz. Sokakta, işkencede, polis kurşunuyla yada bıçakla ..

Aynı denizin kıyısında iki ayrı dünyayız belki ama alex’le aynı suda yıkanıyor oluşumuzu da biliyoruz. Onbeşinde ve ölüyüz.

Çocuklardan ve onların ellerinde kavradığı kaya parçalarından korkanlar, kendi resmi mermilerinin meşruiyetine inananlar; “yaramaz çocukların” tüm şehri alevler içinde bıraktığını gördüklerinde ortamı yumuşatmak ve uzlaşmak için yalandan barış ıslığı çalmaya başlıyorlar..

Mavi ve beyaz bayrak dolaşmıyor atina’da şu an, bayraklar kızıl siyah !

action directe    13 Aralık 2008 01:02  

Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx

NoktasaL   08 Aralık 2008 10:41  

Alidogus   02 Aralık 2008 23:58  

Merhaba,aklı,bilimi kullanarak dogmalardan sıyrılarak daha temiz bir dünya için :

tibetia   08 Kasım 2008 21:17  

forum a birşeyler yazmak için üyelik gerekebilir fakat okumak için neden üyelik gereksin? Sizcede bir mallık yokmu bu durumda? neyse sanırım kendiniz çalıp kendiniz oynayacaksınız bu forum da

Negativist   01 Haziran 2009 01:36  

anarşiye çok müsai"k" bi yapım var sanırsam
müsait bi yerde ben de şiddete meyl vermeliyim

o kiz simdi buyudu   06 Ekim 2008 23:35  

anarşi ve şiddetin ne alakası var

psychedelic lullaby   22 Nisan 2009 18:13  

http://www.solakkedi.com/okumafisleri/anarcho/sokakpanterleri.html

portorico   22 Eylül 2008 22:23  

Kaldırımları işgal eden arabalara son çağrı:
Savulun! SOKAK PANTERLERİ geliyor!

http://www.solakkedi.com/okumafisleri/anarcho/sokakpanterleri.html

portorico   22 Eylül 2008 22:22  

siyaset kandır, terörün kendisidir ve katildir. doğada insan ve diğer canlılar, elementler vardır, devlet doğaya ait değildir. devletin kanunları kabul edilemez doğanın kanunları karşısında. kanunları devletler değil, doğa koyar ve bizler doğar, büyür, ölürüz. yerçekimiyle doğarız, suyun kaldırma kuvveti ile kanun kavramının ne demek olduğunu biliriz. bizler (kabul etseniz de etmeseniz de) anarşistiz.

karşı çıkmayacağımız tek şey doğa ve onun yasalarıdır. huzur isyandadır.

keojehn   18 Eylül 2008 19:34  

Devrimci iktidar diye birşey yoktur,çünkü bütün iktidar doğası gereği gericidir;hem onu kullananları hem de onun kullandıklarını yozlaştırır...devlet'i onu yok etmek için fethedebileceğini düşünenler devletin bütün fatihlerinin üstesinden geldiğinin farkında değildirler...iyi veya kötü değil,sadece kötü veya daha kötü siyasetçiler vardır.bununla birlikte en iyi hükümet asla varolmayan hükümetlerdir...

karakediningunlugu   14 Eylül 2008 14:48  

Eğer Corvus şarapları ile ilgileniyorsanız ve Corvus grubumuza üye olmak isterseniz, aşağıdaki linkten üye olabilirsiniz...

http://corvus.sosyomat.com/

n0ah   12 Eylül 2008 18:52  

benzer olmasa da düşlerimiz ortak bir suçumuz olsun

psychedelic lullaby   06 Eylül 2008 06:53  

ki bu insanlar arasındaki en kuvvetli bağdır, kovalenttir, kovalar...

lirik   26 Eylül 2008 21:54  

hanım koş anarşistler grup kurmuş:)

anarşizm komunizmin en gelişmiş halidir şöyleki işcilerin komunizmle gelen zümrelerin de yıkılmasıyla oluşacak sistem ve bireye dayalıdır, gruplaşma anarşizmin doğasına aykırıdır bikere.

ucmayayokkanadim   22 Ağustos 2008 20:10  

aslında anarşist ten çok sen simon tarzı sosyalistim de diyebilirim, alınteri harici herşeyi elinden alınmalı insanların, yaşamak isteyen herkes çalışmalı.
mülkiyet hırsızlıktır dansa bence miras hırsızlıktır daha güzel .

ucmayayokkanadim   22 Ağustos 2008 20:13  

....

hanım dur düşeceksin:)
şaşırdım yazımı ciddiye almış ve üşenmemiş cevap yazmış ve hatta terbiyesiz bir yazı olmamış. (facebook denen sitede elif şafakla ilgili bi kaç güzel yazımdan dolayı anneme edilen küfürün haddi hesabı kalmamıştı almancı bir anarşist arkadaş tarafından:)

dediğin gibi anarşizm iktidarın doğasına aykırıdır ondan diyorum ben de yine güçlü olanın başa geçtiği bir sistem , iktidarı yıkarsın iki seçeneğin vardır ya komünist bir çatı altında birleşmeni devam ettirmek zorunda kalacaksındır ya da milis kuvvet olarak yaşarsın, her türlü de elinden silah dilinden sloganlar eksik olmaz ki zaten anarşistlerin isteği de isyanmış demin ki sloganlardan birinde gördüğüm gibi, kitaplarla aram iidir ayrıca, anarşizmin de özgürlükçü tarafından başka hoşuma giden hiç bir yanı yok, apoletlere karşıyım.

ucmayayokkanadim   01 Eylül 2008 06:33  

peki iki seçeneğin dışında başka bir algılayış daha önce hiç dokunulmamış başka bir yaşam biçimi gerekliyse ve olabilirse hatta olmalıysa bunu düşlemek algılamak zor değilse ama yine ve tekrar ne yazık ki daha zamanı değilse şafağın gecenin bitimine daha varsa.. peki ya düşlerimiz kirlenmişse en baştan bütün algımızı tüketim ve üretim ahlakımızı gözden geçirmeli ve yeniden inşa etmeliysek ... güruhlara partilere milislere ordulara nefherlere değil bireylere sığınmalıysak ve orda yeşermeliysek .. bütün yaşadığımız hayat ve ardılı bize anlatılan şanlı insanlık tarihinin bir bölümü sömürenin iktidarın kirli ve kanlı tarihi ise ve bu tarih koskoca dünyanın goccamaan evrenin gözünde sadece bir saniye ise ve tekrar inşası imkansız değil olması gerekense, peki ya bakunin dedenin dediği gibi bu kokuşmuş düzenin kökten yıkımı gerçekleştikten sonra küllerin üstünden yeşerecekse herşey ne milislere nede sözde haklı iktidarlara gerek kalmayacaksa .. ya devrim yapılamaz devrim olunursa ve öylece olu verirse yu mey sey ay em e drimır bat aym nat di onli van... ya ya ya ya koko jambo ya ya ya yeee derim ve giderim ...

sosyo suicide   01 Eylül 2008 15:04  

sosyosuicide kardeşime destek mahiyetinde ben de birkaç satır yazmak isterim... bu arada, koş hanım lafı da pek anarşik bir tını içermiyor, hatırlatmak isterim ;)
anarşistler ortaya çıktıkları günden beri doğal (hiyerarşi içermeyen, apoleti-şefi-bürokrasisi olmayan) örgütlenmeyi içselleştirmiş ve bunu iktidara karşı en güçlü dayanak noktası haline getirmişlerdir. yalnızca ispanya devrimi'nde değil, amerika'daki sendikal mücadelede, paris komünü'nde, arjantin'de, kore'de ve artık türkiye'de... isyancı anarşizm örgütlenmeyi reddediyor görünse de özgürlük isteyen bireylerin doğal çekim yasası gereği bir araya gelmesiyle örgütlenirler zaten... bunda bir şef ya da bürokrat ordusu değil, özgür irade etkendir, bunda hataya düşmeyelim.
elbette her topluluk birtakım güç kaynaklı sorunları potansiyel olarak içinde barındırır... anarşistin öncelikli görevi de işte bu tehlikeye karşı uyanık olmak, sahip olunan ortaklaşa gücün tek bir bireyde ya da bir grupta toplanmasını engelleyerek, ortaklaşa irade tarafından yönlendirilmesi için çaba göstermektir. zira, iktidar ancak biyat varsa kurulabilir; halkı olmayan bir kral ancak kendisini eğlendiren bir soytarıdır... bu sebeple örgütlenmeden korkmak ancak iktidar sahiplerinin ekmeğine yağ sürmektir diyebilirim. örgütlenmenin yatay ve hiyerarşiden arındırılmış olması durumunda ise yüzyıllardır peşinde olduğumuz özgür dünya hayaline yürümek çok daha kolay ve gerçekleşebilir bir hal alacaktır.

Errico Malatesta   09 Eylül 2008 17:13  

örgütlenme olmadan anarşinin varlığından nasıl söz edebilirsin ki? anarşi toplumsal yaşama karşı bişey mi? bence fazla bilgin yok bu konuda o yüzden temelini çözmeden doğası şöyle doğası böyle deme. burda yapılan şey gruplaşma değil fikrine göre ayrılmıyor insanlar. aksine kardeşlik bağıdır bu.

psychedelic lullaby   22 Nisan 2009 18:18  

ham pasado...sinoplu varmı aranızda gerzeli nasıl bi yer olduğu hakkında bana bilgi verebilcek varmı....??

kizilbulut   17 Ağustos 2008 11:43  

anarşist olmamakla birlikte anarşizm düşmanı da değilim. fakat şunu merak ediyorum , suyu elektriği yolları devlet sağlamazsa kim sağlayacak ? anarşizmle ilgili aklıma en çok takılan bu. ki devletin ne derece sağlayıp sağlamadığı tartışılır , sonuçta dışarda sıçtığı bok parasının %18'ini bile devlete veren ama karşlığında sağlık eğitim ulaşım vs hizmetleri alamayan insan çok.ama bu devlet kavramının kötü olduğunu değil devletin başındakilerinin görevini iyi yapamıyor olmasını gösterir. - bence .-

nadartain   10 Ağustos 2008 01:35  

arkadaşım nedartain devlet nedir kimdir ettenmidir kemiktenmi hiç oturup konuştunmu devletle devlet sana hiç yardım ettimi ... yada şöle açalım konuyu devlet diye kafanda kurduğun hayali varlık elektirik su ve yol gibi kamu ihtiyaçlarını karşılamaz bu ihtiyaçları yine senin gibi benim gibi işçiler
mühendisler karşılar devlet olmasada bu insanlar yarın işlerine gidip eletirik su ve yol ihtiyaçlarına cevap verecek durumdalar bu insanlara bu yol yapma inşaa etme bilgilerini ve daha bir çok bilgiyi yine devlet değil insanlar vermiştir onlarda kendilerinden sonraki insanlara aktara bilecek kadar akıllılardır eminim ki ... bir diğer nokta anarşizm hadi devleti yıkalım ormanlara dönelim demek değil yada salt devlet karşıtlığı değil anarşizm iktidara karşı geliyor çünkü bir kişinin bir gurubun yada kimin olursa olsun iktidar yozlaşmaya yozlaştırmaya meyillidir ... ayrıca kimse kimseye hükmedecek yücelikte yada tanrısallıkta yada hergün nefes aldığımız günlük hayatımızı polisi imamı vergi memuru ıtırı kıtırı ile kuşatan devletin sahibi olucak kudrette olmamalıdır çünkü devlet var olmamalı kimse kimseye hükmetmemelidir bu düşünen sorgulayan insanın var olma biçimidir... anarşizm insanların birbirleri arasında ki ilişkilerden tut tüketim ahlakına kadar bir çok şeye karşı tavır geliştiriyor hani şu sebeple diyorum anarşizm sadece devlete karşı değil yollarada karşı; betondan yollar inşa edip milyarlarca araba ile dünyayı kirletip gereksiz tüketim ahlaksızlığı yaratmak yerine tren yolları ile doğa ile dost tüketim ahlakı inşa edilebilir... elektirik konusunda ise çok uzun bir ahalaksızlık tablosu çize bilir var olan tüketim fazlasının ve bu tüketimi karşılamak için yapılan doğa katliamını ise tabloma kan denizi olarak boyarım ... sorduğun soru cevabı basit bir soru ????
biraz gözlemlesen sende bulursun bu cevabı!!!!!
devlet değildir sosyal yada kamusal ihtiyaçları karşılayan

ben hiç u condaliza rice ı - tayibi - deniz baykalı - apdulah gülü yol yaparken santral inşa ederken baraj inşa ederken görmedim
ne zaman baksam biraz daha semiriyorlar ..

sosyo suicide   10 Ağustos 2008 21:05  

anarşizm çalışmaya karşı değildir çalıştırılmaya karşıdır. çıkıp yol da yapabilirsin spor salonu da. bunun için karşılığında para almayacaksın o kadar.

psychedelic lullaby   23 Ekim 2009 17:24  

sosyo suicide   06 Ağustos 2008 12:06  

bu amca kim

happyfat   05 Nisan 2009 12:28  

ispanya iç savaşında savaşmış bir irlandalı :)) enternasyonal duruş ... amcamı ellerinden öperim ...

sosyo suicide   26 Nisan 2009 19:08  

amcamın azına sıçıyım benim için savaşmadıya ispanyada savaşmış xD

Soul SnaTcheR   26 Mayıs 2010 20:28  

sosyo suicide   06 Ağustos 2008 12:05  

sosyo suicide   06 Ağustos 2008 11:58  

portorico   01 Ağustos 2008 16:22  

ayrıca bu resim çok anlamlı çok hoş, ç-aldım

ucmayayokkanadim   22 Ağustos 2008 20:16  

bu resim genç dayanışma nın resmi :)

necrotic   17 Mart 2009 11:53  

Müzik

biz'den..
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. lucass
  2. cavga
  3. anarquistaa
  4. aycanyuce
  5. feruska
  6. lifeiscabaret
  7. wampet
  8. bymyself
  9. angrist
  10. korsan seruvenci
  11. sigarasiz
  12. gayeblk
  13. melektavusss
  14. beironi
  15. nanestyla
  16. sanalyalan

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage